Kalem İşi

Binaların iç duvarını, kubbelerini ve tavanlarını sıva, ahşap, taş, bez ve deri gibi malzeme üzerine renkli boyalar (toprak yada kök boyalar) bazen de altın varak kullanarak, ince kıllı kalem tabi edilen fırçalarla nakışlama işlemine kalem işi denilmektedir. Bu nakışları yapan kişi kalemkar, projeyi hazırlayan kişide nakkaş olarak adlandırılmaktadır.

Mekana mana katan sanat olarak nitelendirilen kalem işi, süsleme sanatları içerisinde önemli bir yere sahiptir. Süslemeler, ait olduğu topluluğun gelenek ve göreneklerini yansıtmakta, zevk, düşünce ve inançlarını en özlü ve ölümsüz ifadelerle gelecek nesillere ulaştırmaktadırlar.

Süsleme unsuru olan bezemeler ve onları meydana getiren motifler, devrinin tecrübe ve zevk süzgecinden elenerek, Osmanlı imparatorluğu döneminde erişilmesi zor bir zirveye taht kurmuştur. Kalem işi ise bu köklü uygarlığın , Orta Asya ‘ dan günümüze kadar gelişerek Osmanlı döneminde özellikle de “klasik dönem” diye ifade ettiğimiz 16. Ve 17. Yüzyılda diğer sanat dallarımız gibi olgunlaşarak zirveye oturmuştur.

Kalem işi, ahşap, sıva, yaş sıva, kuru sıva ve 18. Yüzyıldan sonra tuval üzerine yapılan kalem işi olarak çeşitlendirilmektedir. Kalem işini tek bir teknik olarak nitelemek mümkün değildir. Bir kişinin tek başına yapabileceği iş de değildir. Ustalık ve uyumlu bir ekip çalışması gerektirmektedir.

Günümüzde kalem işi denilince ilk olarak camiler ve saraylar göze çarpmaktadır. Osmanlı mimarisinde kalem işi, günlük yaşantının içerisindedir. Edirne de Bursa da Safranbolu' da ve Anadolu ‘nun çeşitli bölgelerindeki evlerin tavanlarında, duvarlarında birbirinden güzel kalem işi ve duvar resmi örneklerine rastlanmaktadır.

Ev mimarisinde süsleme unsuru olarak daha çok, hatai penç rumi' den oluşan kompozisyonlar yerine doğadan alınma stilize edilmiş buketler, meyve tabakları, çiçekler özellikle Edirne evlerinin duvarlarında, Edirne Sarayı'nın, Topkapı Sarayı ‘ nın ve İstanbul' un çeşitli mekânlarının resimleri mevcuttur.

Ahşap üzeri, sıva üzeri, mermer üzeri, tuval üzeri kalem işinin yanında alçı ile yapılan ve malakari adı verilen, özellikle mahfil altlarında kullanılan alçı oyma tekniği kullanılmıştır. Bu teknikte horasan sıva üzerine 1 cm ila 2 cm kalınlığında alçı sıvanarak desen silkilir. Daha sonra çeşitli kazıma uçları ve bıçaklar yardımıyla oyularak veya kesilerek süsleme ortaya çıkarılır. Malakari ‘ de dik kesim ve eğri kesim olarak iyi teknik kullanılmıştır. Daha ziyade geometrik şekiller kullanılarak süsleme unsuru oluşturulmuştur.

Hattıyla, cinsiyle , kalem işiyle, ahşap, taş ve mermer işçiliğiyle, Osmanlı döneminin tüm ihtişamı, güzelliği evlerde, sokaklarda, çeşmelerde, bütün heybetiyle camilerde, çarşılarda gözler önüne serilmiştir. Bu eserleri koruma bilincini ise insanlara eğitim kurumları vasıtasıyla aşılamak gerekmektedir.

copyright 2012 www.sanatsaleller.com T&S